Her ayın 15'inden 15'ine çıkan Ashua Dergisi'nin Ağustos-Eylül sayısı bayilerde...

Warning: fopen(count/2.txt) [function.fopen]: failed to open stream: Permission denied in /home/ashuader/domains/ashuadergisi.com/public_html/AnaSayfa/Anasayfa.php on line 3033

Warning: fwrite(): supplied argument is not a valid stream resource in /home/ashuader/domains/ashuadergisi.com/public_html/AnaSayfa/Anasayfa.php on line 3034
Sayfa Başlığı
Sayı 12- Ağustos 2008
Temmuz 2008
İçerik
>
Yekta Güngör Özden "Yargı Dersleri" ile "Bakış"ta….
Yekta Güngör Özden "Yargı Dersleri" ile "Bakış"ta…. küçült kapat
"Yazımızın başlığından eğitim-öğretim bağlamında bir kavrama ilişkin anlam çıkarılmamalıdır. Amacımız, bildirilen sonuçlarla yargının ne demek istediğinin, kararların ne anlama geldiğinin, çözümlenmesine çalışılan sorunun yanlarından neler beklendiğinin, genelde kararları nasıl okumak gerektiğinin bilinmesidir."
Mehmet Dülger ile Türkiye üzerine güzel bir sahbet sizlerle…
Mehmet Dülger ile Türkiye üzerine güzel bir sahbet sizlerle… küçült kapat
"12 Eylül 1980 öncesinde Süleyman Demirel'in özel danışmalığını yapan, daha sonra Turgut Özal ile çalışan, 24 Ocak İstikrar Politikalarının hazırlığında yer alan, DYP'nin kurucularından olup, on yıl boyunca Basın ve Propaganda ile ilgili Genel Başkan yardımcılığı yapan, 22'inci dönem AKP Antalya Milletvekili seçilen ve Dışişleri Komisyonu Başkanlığı görevini yerine getiren Mehmet Dülger ile Türkiye üzerine konuştuk…"
CHP eski Milletvekili Mustafa Gazalcı bu ay ki Ashua’da…
CHP eski Milletvekili Mustafa Gazalcı bu ay ki Ashua’da… küçült kapat
"TÖS, TÖB-DER'de yöneticilik yaptı. 1977’'de CHP Denizli Milletvekili seçildi. 1990'dan sonra 2002 Eylül ayına değin Eğitimciler Derneği Genel Başkanlığı yaptı. 1991-1993 yılları arasında SHP Genel Sekreter Yardımcılığı, partinin CHP ile birleşmesinden sonra CHP Parti Meclisi üyeliği yaptı. 2002 Seçimlerinde CHP'den Denizli Milletvekili seçildi. Eğitimin dinselleştirilmesi, paralı ve millilikten uzak hale getirilmesine karşı mecliste büyük mücadeleler gösterdi. Basında en çok yer alan ilk on vekil arasına girdi. Ashua Dergisi olarak bizde Türkiye’de yaşanan son siyasal gelişmeler hakkında Mustafa Gazalcı’nın fikirlerini aldık..."
Mehmet Malkoç bu ay da "Yorum"da…
Mehmet Malkoç bu ay da "Yorum"da… küçült kapat
"İddianamelerin, karşılıklı suçlamaların, ülke değerlerinin yıpratılmasının, gündemden düşmediği bir dönem yaşıyoruz. Aynı Osmanlı’nın son dönemlerindeki karmaşa gibi…"
"Uyan Ey Milletim" ile Ali Açıkgöz sizlerle…
"Uyan Ey Milletim" ile Ali Açıkgöz sizlerle… küçült kapat
"Milletimiz dünya tarihinde iz bırakabilmiş nadir milletlerden biridir. Gerek Orta Asya'daki, gerek Anadolu'daki hareketleri evrensel sonuçlara neden olan milletimiz, iki kez çağ açıp çağ kapatmayı başarabilmiş tek millettir."
"Marmara Denizinde Kabarcıklar Deprem Göstergeci mi?" ile Prof Dr. Ahmet Ercan Ashua’da…
"Marmara Denizinde Kabarcıklar Deprem Göstergeci mi?" ile Prof Dr. Ahmet Ercan Ashua’da… küçült kapat
"Kabarcıların yalnızca Büyükçekmece-Silivri-Mürefte arasında yoğun olması, buna karşın İstanbul (Eminönü) - Büyükçekmece arasında olmamasının nedeni; bu bölgede Marmara denizi altındaki kabuğun jeofizik özelliklerinin değişiminden kaynaklanmaktadır. Bu kolun, batı kesimi; kolay kırılgan, kolay çatlayan, gevrek kayalardan oluşmuştur. Doğu kesimi (İstanbul önü) ise güç kırılan, güç çatlayan sağlam kayalardan Bu nedenle kabarcıklar batı bölümde görülür, doğu kesimde görülmez."
"Bir Çocuğun Hayatını Kurtarırken, Başka Hayatları Kaybettiğini Düşünmenin Dayanılmaz Baskısı İle Yaşamayı Öğrenmek" ile Nasuh Mahruki "Hayatın İçinden"de…
"Bir Çocuğun Hayatını Kurtarırken, Başka Hayatları Kaybettiğini Düşünmenin Dayanılmaz Baskısı İle Yaşamayı Öğrenmek" ile Nasuh Mahruki "Hayatın İçinden"de… küçült kapat
"Zaman kavramını tamamen yitirmiştim, 17 Ağustos depreminden sonraki 10 gün boyunca, hepimizin yaşadığı ağır baskı altında da bir anlamı yoktu zaten. Kaç saattir hiç dinlenmeden çalışıyorum, kaç saattir hiç bir şey yemedim, kaç gündür uyumuyorum bilmiyorum. Aklımdaki tek düşünce, Doğuhan'ı bu lanet delikten tek parça çıkartamazsak, bir daha aynada kendi yüzüme eskisi gibi asla bakamayacağım."
"Afet Psikolojisi" "Güncel"de…
"Afet Psikolojisi" "Güncel"de… küçült kapat
"Yolların Büyüsüne Kapılmadan Doğru Yolu Bulmak" ile Tayfun Talipoğlu "Bir Yol Hikayesi"nde… İleri görüşlü adamdır benim babam. Gelenekten çok geleceğe bakar. "Baba" sözcüğünün anlamı neyse, ona göre yaşardı. O yıllar, Eskişehir Şeker Fabrikası"nda görevliydi. Diğer şeker fabrikalarında olduğu gibi, lojmanda otururduk. Yani biraz "özeldik." Bu özelliğimiz ekonomik gelirden çok koloni yaşamından kaynaklanırdı. Yaşarken değil ama yıllar geçince anlıyor insan kıymetini. Mesela tenis kortu vardı ama ne oynayan, ne de oynatacak biri yoktu. Kurarken Almanlar fabrikaları, olması gerekenleri koymuştu ama "var mı, var" cinsinden kalmıştı oralarda. Yüzme havuzu vardı mesela on yedi fabrikanın on yedisinde de.
"Türk’ün Demokrasiyle İmtihanı-2’inci bölüm" ile Özgür Güvercin sizlerle…
"Türk’ün Demokrasiyle İmtihanı-2’inci bölüm" ile Özgür Güvercin sizlerle… küçült kapat
Hakkı Ergök ile çok keyifli bir röportaj "Çat Kapı"da…
Hakkı Ergök ile çok keyifli bir röportaj "Çat Kapı"da… küçült kapat
Onu bir çok kaliteli yapımda seyrettik. "Kurtlar vadisi", "Haziran gecesi" ve diğerleri... Ödüllü tiyatro oyunlarında hep başrollerde çıktı karşımıza. "Benerci Kendini Niçin Öldürdü?"nün Benercisi, "Çayhane"nin Yüzbaşı Fizby’si... Görmediğimiz zamanlarda ise hep sesini duyduk. Sesiyle hayat verdi çoğu dizi karakterine... Biz Hakkı Ergök’ü çok sevdik. Esprili tarzıyla anlattı kendini ASHUA’ya... O zaman gelin beraber tanıyalım bu başarılı ama mütevazi sanat adamını bu ay ki Çat kapı’da...
"Begonviller Adası- Büyük Ada" ile Gündüz Saka "Gündüz Gözüyle"de…
"Begonviller Adası- Büyük Ada" ile Gündüz Saka "Gündüz Gözüyle"de… küçült kapat
"Çocukluğuma ait hayalimdeki en eski anılardan biri Büyükada ile ilgilidir. 1965 yılından önceki yıllara rastlıyor olmalı. Aslında hafızamda kalanlar film karesi gibi birkaç görüntü. Çok aydınlık bir gündü, herhalde yaz aylarıydı. Bu satırları yazarken hatırladığım bir detay daha oldu; o da üzerimdeki kırmızı bir giysi ve kısa pantolon… Ağaçlık bir alandı. Çam olduğunu sonraki yaşlarımda öğrendiğim seyrek ama gölgesi çok olan ağaçlar vardı. Ve ben bir eşeğe biniyordum. Yanımda kasketli biri vardı. Hem beni hem de eşeği tutuyordu. Şimdi o adama kızdığımı hatırlıyorum. Çünkü düşerim korkusuyla beni serbest bırakmıyordu bu yüzden tadına varamadığım bir keyif yaşıyordum çokça heyecanlı, biraz da buruk…"
"Bir Yıkımın Ardından" ile Ayça (Tan) Ulusoy "Sevgiyle"de…
"Bir Yıkımın Ardından" ile Ayça (Tan) Ulusoy "Sevgiyle"de… küçült kapat
"Hava sıcak hatta dayanılmaz sıcaktı. Balkona çıktı ama yine serinleyemedi. Yüreğinde bir sıkıntı ile dolaşıp durdu evin içinde. Ankara'daydı, arkadaşının evinde kalıyordu. Eşi ise iş seyahatindeydi. Çocukları anneanneleri ile beraber yazlıktaydı. "Yalova sıcak olmalı…" diye düşündü. Özlemişti çocuklarını. "Artık uyumalıyım" diye düşünerek yattı ama nefesi tıkandı, içi sıkıldı… Nereden bilecekti içini sıkanın çok yakında yaşanacak olan ayrılık olduğunu…"
"Tik. Tak" ile Oytun Çölok "Jonglör"de…
"Tik. Tak" ile Oytun Çölok "Jonglör"de… küçült kapat
"Yazın o keskin sıcağında uyanınca bir anda, karışıverdi kafası uykuyla uyanıklık arasında. "Can sıkıntısından ve sıcaktan yapılacak en iyi şey uyumaksa, yaz okulundan gelince de soyunuverip atardı kendini misafirhanedeki yatağına. Ulan, kala kala bir kendi kalmıştı şu garip Sakarya'da. Birden yapayalnız hissetti kendini. Arkadaşları yoktu, ailesi Bursa'daydı. Ne de özlemişti oraları. Hayatını geçirdiği ve geçireceği yerdi. Memleketiydi. Hatta âşık olduğu şehirdi… Hüzünlenmişti. Yakışmazdı ama ona. Sevgilisi öyle derdi onun güzel yüzüne bakınca."
HAYAT HER DAİM GÜZELDİR... EĞER SEN İSTERSEN... MUTLU OLMAK KOLAYDIR EĞER NİYET EDERSEN... VE HER İNSAN KOCAMAN BİR DÜNYADIR, SEVGİYLE BAKMASINI BİLİRSEN...
HAYAT HER DAİM GÜZELDİR... EĞER SEN İSTERSEN... MUTLU OLMAK KOLAYDIR EĞER NİYET EDERSEN... VE HER İNSAN KOCAMAN BİR DÜNYADIR, SEVGİYLE BAKMASINI BİLİRSEN... küçült kapat
"Konuşamamanın, yürüyememenin hatta bedenine hâkim olamamanın bile bir engel olmadığını gösteren, sevgiyle ve şükürle mucizeler yaratan, yaşamın her anının tadını çıkaran bir aile... Kayabaş ailesi... Dedik ya "Hayat her daim güzeldir, eğer sen istersen." diye; buyurun istenildiğinde güzel olan hayatı sevgili Editörümüz Ayça (Tan) Ulusoy’un röportajından okuyalım."
"Doğu ile Batı Arasındaki Bir Piyanist – Lazar Berman" ile Alp Ulusoy "Anılar"da
"Doğu ile Batı Arasındaki Bir Piyanist – Lazar Berman" ile Alp Ulusoy "Anılar"da küçült kapat
"Kral Midas’ın Öyküsü ve Kaliteli Yaşamak" ile Nazife Mertoğlu İşte İnsan"da…
"Kral Midas’ın Öyküsü ve Kaliteli Yaşamak" ile Nazife Mertoğlu İşte İnsan"da… küçült kapat
Kral Midas ile ilgili değişik efsaneler vardır; bugün sizinle altın ile ilgili olanı paylaşmak istiyorum. Efsaneye göre, Şarap ve Eğlence Tanrısı Dionysos, yoldaşı ve kadim dostu Satiros ile çalıp söyleyerek, dans ederek şarabın etkisiyle neşeli bir şekilde, onlara oynayarak eşlik eden kalabalık ile birlikte dolaşıyormuş. Amaç her zamanki gibi insanlara üzüm yetiştirmeyi, şarap yapmayı öğretmekmiş.
"Aslında Her Gün Bu Gün Olabilir mi acaba" ile Nazım Şimşek "Olabilir mi Acaba"da…
"Aslında Her Gün Bu Gün Olabilir mi acaba" ile Nazım Şimşek "Olabilir mi Acaba"da… küçült kapat
Annesi hastalanan Zeynep hanım üç çocuğunu köyde yalnız başlarına bırakarak kasabaya gitmek zorunda kalmış. Gitmeden önce yapılması gereken işlerle ilgili olarak her bir çocuğuna bir görev vermiş. En büyükleri olan Ali'ye damı ve bahçe kapısını onarma işi düşmüş. Onun küçüğü Seher'in görevi inekleri sağmak olmuş. En küçükleri olan Elif henüz yedi yaşında olduğu halde "Ben de bir görev istiyorum" diye atılmış.
"Çakra Temizleme Meditasyonları" "Alterna"da…
"Çarka Temizleme Meditasyonları" "Alterna"da… küçült kapat
Ümit Öner "Taşlar"da
Ümit Öner "Taşlar"da küçült kapat
"Ayurveda" ile Serap Toyata Büyükşalvarcı "Alterna"da
"Ayurveda" ile Serap Toyata Büyükşalvarcı "Alterna"da küçült kapat
"Çocuklardaki Korkular" ile Perim Tısoğlu "Araştırma"da
"Çocuklardaki Korkular" ile Perim Tısoğlu "Araştırma"da küçült kapat
Geçen ay ki yazıda korkunun kişilerin görünen veya görünmeyen tehlikeler karşısında gösterdikleri tepkiler olduğunu, bir kişiye olduğu gibi bir nesneye veya olaya da bağlı olarak ortaya çıkabileceğini anlatmıştık. Korkunun ani ve beklenmeyen bir durumda ortaya çıktığını ve kişilerin bulunduğu ortama, fiziksel veya psikolojik durumuna bağlı olduğundan bahsetmiştik.
"Üstsüz Minikler" ile Dirim Selim Tan "Dip Köşe Otomobil"de
"Üstsüz Minikler" ile Dirim Selim Tan "Dip Köşe Otomobil"de küçült kapat
Havaların çok sıcak olduğu bugünlerde siz değerli okuyucularımın istekleri üzerine küçük sınıf CC (coupe-cabrio) araçları içeren bir yazı hazırlamaya karar verdim. Artan hava sıcaklıkları ne yazık ki çoğu şoför için yaz günlerini kâbusu haline getiriyor. Herkes bütçesi oranında önemler almaya çalışıyor. Eğer cebinizde yeterli para varsa ve çoğunluktan farklı gösterişli bir araba arıyorsanız bu mini CC’ler tam size göre…
"Zeytinyağı Kalbe de iyi Gelir Aşka da" ile İpek Gürel "İpeğin Mutfağında…
"Zeytinyağı Kalbe de iyi Gelir Aşka da" ile İpek Gürel "İpeğin Mutfağında… küçült kapat
Tatildeydim... Bütün bir senenin yorgunluğunu atmak, hem bedenimi hem ruhumu tazelemek için zeytin ağaçlarının kalbine, doğanın mucizesi zeytinyağının memleketine, Ayvalık'a gittim. Kaldığım konak, Cunda Adası'nın arnavut kaldırımlı daracık sokaklarından birindeydi. Taş duvarları, ahşap yer ve tavanları, en önemlisi 150 yılı aşkın ömrüyle büyüleyiciydi. Kendisini "bilge ve yaşlı ev" olarak bize tanıtan konak, zeytinyağının merdiven altlarında saklandığı günlerden, vitrinlerde satıldığı bugünlere ne hikâyeler saklıyordu duvarlarında kim bilir... Ama en iyisi geçmişi geçmişte bırakmak ve bu mis kokulu sızma zeytinyağıyla yeni yemekler yapmaktı bence.
"Sen Temmuz Ol Ben Ağustos Yar" ile Haluk Gürel "Üçgenler ve Karelerde"
"Sen Temmuz Ol Ben Ağustos Yar" ile Haluk Gürel "Üçgenler ve Karelerde" küçült kapat
Kavrulmuş badem rengi tenimizde sıcak yaz günlerinin izi, parmak uçlarımızda kumsaldan taşıdığımız kum taneleri var... Unutalım doğarken koydukları isimlerimizi, bu aşkla ikimiz de yeniden dünyaya geldik, sen Temmuz ol, ben Ağustos yar. Kurumuş çoktan Ege'nin mavisi yüzlerimizde, gözlerimizde yangın bir sevdanın ışıltıları, alnımızda denizden çaldığımız tuzun beyazlığı var... Unutalım bir an için nereden geldiğimizi bu kıyılara, sen çakıl taşlarını okşayan dalgacıklar ol, ben küçük midye kabukları yar.
"Ekonomik Tedbirler" ile Av. Nercan Ercan Kumlu "Hukuk"da
"Ekonomik Tedbirler" ile Av. Nercan Ercan Kumlu "Hukuk"da küçült kapat
"Sizin Diyet Kalite İndeksiniz Kaç" ile Prof Dr. Sevinç Yücecan "Diyet"de
"Sizin Diyet Kalite İndeksiniz Kaç" ile Prof Dr. Sevinç Yücecan "Diyet"de küçült kapat
"Gebelik İçin Yaş Sınırı Var mıdır?" ile Op. Dr. Cihan Erdoğdu "Sağlık"da
"Gebelik İçin Yaş Sınırı Var mıdır?" ile Op. Dr. Cihan Erdoğdu "Sağlık"da küçült kapat
"Çocuklarda Diş Sağlığı" ile Dr. Esra Silahtar "Sağlık"da
"Çocuklarda Diş Sağlığı" ile Dr. Esra Silahtar "Sağlık"da küçült kapat
"Cassini – Huygens" ile Hasan Keler "Bilim"de
"Cassini – Huygens" ile Hasan Keler "Bilim"de küçült kapat
"Eminönü" ile Elif Gökçek Küçük "Günlük"de….
"Eminönü" ile Elif Gökçek Küçük "Günlük"de…. küçült kapat
Günümüzde hemen hemen yerli olsun yabancı olsun her turistin gezmekten büyük zevk duyduğu, her köşesi buram buram tarih kokan Eminönü ilçesi kuzeyde Haliç, doğuda İstanbul Boğazı, güneyde Marmara Denizi, batıda da Zeytinburnu ve Fatih ilçeleriyle çevrilidir. İstanbul'un ilk çekirdeği olarak bilinen Byzantion kentinin neredeyse tamamı bugünkü Eminönü ilçesi sınırları içinde yer almakta olup ilçe tarihi surlar içinde kalmaktadır. Gerek Bizans, gerek Osmanlı dönemlerinde en önemli merkezlerin başında gelen ve o dönemlerde yönetim merkezi olarak bilinen Eminönü, 1853'te Osmanlı yönetiminin Topkapı Sarayı'ndan Dolmabahçe Sarayı'na taşınması ve Cumhuriyet'le birlikte Ankara'nın başkent olmasıyla, yönetsel açıdan taşıdığı önemi kaybetmiştir.
2.Ağustos.2008 tarihinden beri 6065 kez ziyaret edildi.
free web stats